Ne vakittir zalimin zulmüne karşı baş eğmeyen, dağları mesken eden yiğitler, efeler, halkın önderleri var olmuş. Onların sesine ses, yüreğinden coşkun akan sele de destan yazmış ozanlar çıkmıştır. Pir Sultan Abdal, Gevheri, Dadaloğlu, Köroğlu ve daha niceleri… Halkın kurtuluşu için savaşan, canından geçen yiğitlere, yarattıkları kahramanlıklara besteler yapıp söylemiştir. Halkın acılarını, yaşadıkları zulmü, kurtuluşun yolunu türküleriyle dile getirmiştir. Turna vurdukça kanadına, ozanların türkülerini taşımıştır dört bir yana, umut saçmıştır Anadolu halkına. “Yetti sürdüğünüz bu sefa, geldi sıra hakkımızı almaya ‘’ diyen Anadolu halkı mücadeleye katılmaya başlamıştır.
Her yanda yeşeren örgütlenmeleri, boy veren ayaklanmaları, düşmanı bozguna uğratan destansı zaferleri yazmış, dile getirmiş… Bedeli ne olursa olsun, hak yolundan, adaletten vazgeçmemiş, zalimin işbirliği tekliflerini öfkeyle karşılamış, kabul etmemiş halk ozanları. Halka doğruyu, adaleti, yaşadıkları zulmün nedenini anlatmaya devam etmiştir. Zafer yolunda büyük değerleri, gelenekleri tarihe bırakan ozanlar, günümüze kadar gelmiştir. Tarihte tek bir zalim bile güzel anılmazken, yedi kat lanetlenir, lanetle hatırlanırken, halk ozanları yüreğimizde, bilincimizde, dünya var oldukça onurla, bıraktıkları tertemiz tarihle anılacak ve yaşatılacaktır…

Emekçi halkın söyleyecek sözü oldukça, mücadele sürdükçe Grup Yorum susmayacak. Günümüze kadar gelen halk ozanlarını, ustaları kendine rehber edinip, tarih sahnesine, omuzlarına yüklediği büyük bir sorumlulukla çıkmıştır Grup Yorum. Açların, yoksulların, ezilenlerin yüreğini, yaşamlarını tanıyıp pusula edindi. Halkın içinde yönünü buldukça, kapitalist sistemin, faşizmin sanata olan düşmanlığını görmeye başladı. Zamanla iradesini çelikleştiren Yorum, ideolojik netliğini de bu süreçte kazandı. Tüm kuşatmalara, saldırılara, işkence ve tutuklamalara; sanatıyla, müziğiyle karşılık verdi. Sanık sandalyesinde yargılanan değil, burjuva hukukunu yerin dibine sokan oldu. Tüm zorluklarda, olanaksız koşulları olanaklı hale getirerek, halktan yana sanatı yapmaya devam etti. Yaşamın içinde, halkın arasına karışarak öğrendi her şeyi, üretti. Halktan gelen önerileri, üretimleri, mücadele içinde yetkinleşmiş “ tutsaklık alnımızın ak cefasıdır “ diyen özgür tutsaklardan gelen fikirleri, önerileri, üretimleri özenle değerlendirip, büyük bir ailenin kolektif çalışmalarıyla, imecesi ile üretti. “Biz müziğimizi halkın yaşamına sokabilmek için uğraşmalıyız işçinin, grevcinin, madencinin, gecekondulunun, Theodarakis’ in deyişiyle “ sokaktaki adamın “ türküsünü yaratmak için uğraşmalıyız”. Sanatımızın kaynağı halktır diyerek amfi sıralarında, öğrenci meclislerinde, fabrikalarda, tersanelerde, yerin yedi kat dibinde madenlerde, grevlerde, gecekondularda, köylünün sorunlarında, tarlalarda gördü, öğrendi, üretti… Emekçinin alnından akan terden, bu zulüm, bu sömürü düzenini türkülerinde, ezgilerinde söyledi. Emekçiler olmadan dünyanın güzelleşemeyeceğini, yaşama ait ne varsa onların elinde şekil bulduğunu, tüm üretim araçlarının esas sahibi olduklarını haykırdı, bilinciyle aydınlattı. Örgütleyici bir yanı olan konserlerinde; bu sömürü düzeninde gücün, paraya sahip olan burjuvazide değil; gerçek gücün, büyük olan gücün, halkta olduğunu gösterdi. Halkın bilincinde ve dilinde yer etmiştir türküleri, ezgileri. Halkın yüreğindedir artık Yorum…
Halkın evladıdır Grup Yorum; düşe kalka, yangınlar içinde, sancılı zamanlarda, zordan doğurup, direnci kuşanıp, geldi bugüne. Karanlık yollardan geçerken, ışığı görüp izinde yürüdü. Zulme boyun eğmedi, çelik olup bükülmedi, geldi bugüne. Nice kahramanları dilden dile, destan dolu direnişleri yürekten yüreğe taşıdı, yorulmuşları ayağa kaldırdı, yürüyenlere mücadele azmi kattı, geldi bugüne.
Yorum’dur bu, adı umutla, hasretle anılır. Coşkun bir yel olup dolaşır ülkeyi Ab-ı Hayat türküleri, Dersim’ in doruklarında, Ege’ de, Toroslar’da, Nurhak’ın patikalarında, Munzur’ un çayına bulanır, Amed’ in burçlarından, kavgamızın başkenti, İstanbul’ da yankılanır… Umudun neferidir ezgileri… Kundaktaki bebeye fısıldanır tınısı , umudun çocuklarına adanır. Amfi sıralarında dolaşan, Öğrenci Meclislerinde coşan, işgallerde isyandır. Sabahın seherinde, yollara düşen emekçidir, fabrikada, tersanede işçi tulumu giyen, makinanın ritmine sesini katandır; madene, göçük altına, yerin yedi kat dibine inen Yorum’ un sesidir, kömüre bulanmış yüzleri türkülerinde anlatır. Sarı sıcak havada tarlada ırgat, kan ter içinde kalır kara tenli yiğitler, yazması oyalı kızlar emeğini işler, başakların, pamukların, çayların, fındıkların arasında duyulur şarkıları. Grevlerde, meydanlarda direnişler omuzladı, dalga dalga boy verip geldi bugüne. Yoksul kentlerde kapımızı çalar, soframızda diz kırar, birde memleket meseleleri konuşup, çayımızı yudumlar, hele vurdu mu sazın teline, değme keyfimize…

Onlar; su gibi berrak, okyanus gibi derindirler… Ulaşılmaz bir halk sevgisi ile doludur yürekleri… Onlar; gökte yıldız, yerde kum tanesi kadar çokturlar… Aynı göğün altında, birlikte söyler ezgisini, hep birlikte güler, hepbirlikte ağlar, hep birlikte öfke duyar, hep birlikte tutuşurlar kavgaya… Kimdir dersen Grup Yorum; bendir, sendir, bizdir, milyonlardır, halkın yüreğidir…

Bir adadır Grup Yorum. Adası; Baba İshak’ın, Bedreddin’in, Pir Sultan’ın torunlarıyla doludur, Ruhi Su’nun, Pueblao’nun, Gevheri’ nin ustalığıyla yoğrulmuştur; Dadal’ın Köroğlu’ nun sevdasını taşır, Victor’un, Mahsuni’nin, Theodorakis’in, Nazım’ın yoldaşlığıyla büyütür sanatını, tınıları birleşir, dünya halklarına ulaşır, ses olur, umut taşır…

İlmek ilmek örülen bir sanattır halkın sanatı, özveri ve gerçeklik ister, büyük bir emeğe sahiptir. Onlar yola çıktığı ilk günden bugüne, yüzünü Anadolu’ ya döndü, kültüründen, gelenek ve değerlerinden ilham aldı, o sonsuz hazineden, birikimden, rengarenk yaşamlardan öğrendi ve üretti, bastı notalara, sırtını halkına dayadı, aslolan halkın gücüdür, gücünden bugüne vardı, var olacak! Daima!

Sevdadan, fedaya… Cüretin, cesaretin, umudun, kavganın, direnişin, marşıdır dilinden düşmez.
Selam olsun on yıllardır baş eğmezliğine! Selam olsun düşünü kurduğumuz o günü, yaşattığın bugüne! Selam olsun sürgündeki, zindandaki dostlara. “Demir kapı, kör pencere, hain hücre ” teslim alamaz, yüreği özgürlük türküsü söyleyeni!

Halkın yüreğindedir Grup Yorum. Nicedir sevdası susmaz, susturulamaz. Onlara karşı durmaya çalışanlar çoktan yenilmiştir, zaferi yalnızca direnenler elde etmiş, Yorum hep direnmeyi seçmiştir. Yani sen sanat düşmanı burjuvazi, halktan yana sanatın önünde yeniksindir. Onlar, özgürlüğe olağanca hasreti ile, zafer için yanıp tutuşan yürekleri ile üret-
meye devam ediyor…

İlgili Yazılar