Ülkemizin dört bir yanı çeşitli sorunlar ve sıkıntılarla çalkalanıp duruyor. Ülke insanın yaşadıklarının benzerlerini sanat alanı da yaşıyor.

Emek hırsızlıklarından hak gasplarına, sanat alanına yapılan politik ve estetik saldırılara, sanat kurumlarını yok etme girişimlerine dek bir dolu sorun, alanımızı her geçen gün acımasız bir biçim de kuşatıyor.

Sanat alanındaki sorunlar üst üste yığılarak bir karabasan gibi sanat alanının üzerine çöreklendi.

Sanat alanının insanları özellikle ‘60’lı yıllardan bu yana toparlanıp sorunları ele alıp tartışmaya yapıcı çözümler bulmaya, sanat alanına yapılan saldırılara göğüs germeye çalıştılar.

Son yıllarda yaşanan saldırılar ve çevremizi kuşatan sorunlar ise alanımızın varlığını ölümcül bir biçimde tehdit eder hale geldi.

Sinema, müzik, sahne sanatları, plastik sanatlar ve görsel sanatlar alanında her geçen gün kabul edilmesi mümkün olmayan saldırılar değişik biçimlerde yoğunlaşıyor.

Alanın sorunlarını çözmek üzere kurulmuş sanat örgütlerinin büyük çoğunluğu ne yazık ki süreç içinde ta- banlarından kopuk alanın sorunlarına boş bakan birer tabela örgütü haline geldiler. Sanat Meclisi alandaki sorunlara radikal çözümler aramak, bulmak, önermek ve sanatın tabanında yer alan sanat örgütleri ve sanatçılarla kol kola vererek öncelikle alanı korumak, ardın- dan kangren olmuş sorunlara kalıcı çözümler bulmak hedefiyle kuruldu.

Sanat üretenlerin sorunları içinde boğulup kalmaları yerine çevrelerindeki sanatçılar, sanatseverler ve izleyicileriyle kol kola vererek harekete geçmesini öneren Sanat Meclisi, Haziran Ayaklanması’nın ateşli günlerinde onlarca sanatçının harekete geçmesiyle kuruldu.

O günden bugüne toplumun ve sanatın sorunları için yollara düşen Sanat Meclisi katılımcıları alanın sorunlarını konuşmak, tartışmak ve kalıcı çözümler bulma hedefiyle 9-10 Mayıs 2015 günlerinde bir “Sanat Sempozyumu” düzenliyor.

Sempozyum sahipsiz bir alan gibi gös- terilmeye çalışılan sanat alanına öncelikle sahip çıkmak ve alanın sorunlarını tartışıp el ele çözümler üretmek için yola çıkıyor.

Sanat alanı ülkede olup bitene kendi çeperinden sesini yükseltmeli, sanat alanında yer alan taban harekete geçmeli ve sorunların nihai çözümü için kolları sıvamalıdır.

İki gün sürecek sempozyumda sorunlara topluca bakıp, bu sorunların çözümü için geçmiş yıllarda yapılanları değerlendirip günümüzde yaşanan reci tüm sanat dallarından sanatçıların katılımıyla ele almaya çalışacağız.

Sempozyum yeni bir mücadele sürecinin başlama vuruşunu yapma iddiasındadır.

Suskunluk, kırgınlık, kenara çekilme tavrı bu ülkenin sanatçısına yakışmaz. Bu topraklarda binlerce yıl her alanda sanat üretmiş sanatçılara borcumuz var.

Geçtiğimiz günlerde binlerce insanımızla uğurladığımız yazar Yaşar Kemal’in dediği gibi “Anadolu toprağı yüzlerce kültürün yaratıldığı, gelip geçtiği, kaynaştığı, kültürlerin birbirlerini aşıladığı, beslediği kadim bir kültür toprağıdır”

Bu toprakların sanatçısı yaratıcılığını, üretkenliğini ortaya koymuş, alanını var edip korurken de bedeller ödemiştir.

Sanat Sempozyumu 2015 yılında tüm sanat alanına çağrı yaparken gücünü bu birikimden almaktadır.

9-10 Mayıs 2015 günlerinde sizleri buluşmaya, konuşmaya ve alanın sorunları için çözüm bulmak için yola çıkmaya çağırıyoruz.