Ondan öğrenmiştik Çukurova’yı. Çukurova’nın sıcağını, insanı yakıp kavuran sarı sıcağını… İmansız ağalarını, açları, yoksulları, nan ekmeğe muhtaçlarını… Ve İnce’lerini… Ağalara aman vermeyen, çaktı kurşunu alnını ortasından yere seren İnce Memed’lerini… Doğayı, insanı, börtü böceği, direnmeyi öğrendik satırlarında ve sevdik. O çokseviyorduçünkü, bizedeöğretti.

Edebiyatın, romanın boynu bükük biraz daha. Eskiler “gelmez bir daha böylesi” derler ya, Usta böyleydi. Halk ve vatan sevgisini bu kadar anlaşılır bir dille ve elbette estetik, edebi bir güçle anlatmak ona mah- sustu. Çölde bir vaha tadındaki ki taplarıyla büyüdük hepimiz. Halk nedir ondan okuduk, yoksulluk nedir ondan bildik, İnce Memedce diklenmeyi zalime karşı, ondan gördük. İyi ki vardı ve iyi ki yazmıştı.

Sömürgenler, kodamanlar, muk- tedirler hiç vazgeçmediler ondan. Onu zararsızlaştırmak, kendi içlerine çekmek için az uğraşmadılar. Maddi ve manevi özendiriciler serdiler önüne. Ancak, kimi yanlışları olsa da hep omurgalı oldu, dirhem dirhem ölen devrimcilerin yanına koştu, onlar için ağladı. Yazmadı ölüm orucunun romanını belki ama devrimcilerin yüreğine yazdıkları hep daim kalacaktır.

O güzel atlara binip çekip gidenlerin yanına koşarken Grup Yorum’un İnce Memed türküsünü dinlediğini duymuştuk. İnce’ler eminiz ki çok sevinmişlerdir yanlarına gelmesinden ama onu yitiren Anadolu halklarının hüznünü anlatmak için kelimeler kifayetsiz kalıyor. Kelimelerin, cümlelerin ustası artık fiziken yok! Bir daha yazamayacak olması, o her satırda yüreğimize nakşolan kelimeleri, cümleleri boş sayfalara dolduramayacak olması bir boşluk olarak duracak içimizde.

Bizler devrimciyiz. Bu toprakların devrimcileri, butoprakların, buhalkların çocuklarıyız. Butopraklardaye tişen her değer bizimdir! Kıskançlıkla korur, kurda kuşa yem etmeyiz. Hataları, eksikleriyle, karakterimizin oluşumunda yeri olan satırlarıyla, yaptıkları, yapamadıklarıyla Yaşar Kemal de öyledir. Değerimizdir. Adı hep bizimle olacak, hep bizimle yaşayacak. Romanlarımızda olacak; şarkılarımızda, türkülerimizde, yazdıklarımızda çizdiklerimizde, oyunlarımızda, filmlerimizde, fotoğraflarımızda ondan da bir şeyler olacak her daim… Ustalarımızdan birini daha yitirdik. Öğrencileri olduklarımıza verdiğimiz sözü ona da veriyor, onu hiç unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı yineliyoruz. Başımız sağolsun!

İdil Kültür Merkezi

Grup Yorum

Kültür Sanat Yaşamında Tavır Dergisi

FOSEM

İdil Halk Tiyatrosu

İlgili Yazılar